24 Kasım 2017 Cuma

Heyecanlıyım..!

Şuraya bol bol şaşkın , bol bol korku dolu emoji'lerden koymak istiyorum yalnız bu bilgisayar da sadece gülücük çıkıyor , diğer emojil'er gözükmüyor ☺


Öncelikle tüm öğretmenlerin ve öğretmen adaylarının bu güzel gününü kutlamak istiyorum ☺
"Öğretmenler , yeni nesil sizlerin eseri olacaktır" K.Atatürk



Şaka maka Pazartesi iş başı yapıyorum karnıma ağrılar giriyor anlatamam , stres yapıyorum. Neyse ki servis olayını hallettim , servisin başlangıcı benim iki üst caddemmiş , en fazla 7 dakika bir yürüme mesafem var. 

Şimdiden ilk gün ne giyeceğimi hazırladım , etek - gömlek - ceket altıma çizme giyeceğim. Kılık kıyafet biraz sıkıntılı , bot babet falan yasak , tişört yasak , el örmesi kazaklar yasak , kot ve kota benzeyen pantolonlar yasak.. Yasakta bakalım gittikçe göreceğiz bunları , benim çalışacağım yer ayrı bir alanda olacak ama yemeğe falan holdingin içine gireceğim bu yüzden direkt göz önünde bulunacağım. Dediğim gibi gittikçe ,gördükçe öğreneceğim bazı şeyleri.



İlk günden beklentim sadece baş ağrımın olmaması :( Migren var ve hemen bir şeyleri stres yaptığımda başıma ağrılar giriyor , migren olduğu için yatmadan da kolay kolay geçmiyor bu yüzden sizlerden böyle mübarek bir cumada bol bol dua istiyorum.

Artık blogumu bir sonraki hafta sonu mu yazarım yoksa uzunca bir zaman olmam mı orasını zaman gösterecek malum sabah 06:00 olmadan kalkacağım ve servis beni 06:25'de alacak ilk bir hafta küt diye hemen uyurum diye düşünüyorum :( Kurtköy'e gittiğimde de öyle olmuştu zamanla alışmıştım ,daha doğrusu alışmaya çalışmıştım.Çarşamba ve perşembe işlerim vardı erken kalktım sabah saat 07:30 gibi ,  bir de dün evrak teslim ettim falan derken bugün o iki günün acısını çıkarttım 10:30'a kadar uyudum anca kendime geldim. Hani serviste de uyuma huyum yok ki olsa belki kendime geleceğim , bakalım bir kaç gün sonra serviste uyumayı deneyeceğim  .

Zaten biliyor musunuz sabah yataktan kalkması zor yoksa insan bir yüzünü yıkadığı anda kendine geliyor (tabi gece saat 2'de- 3'de yatmadıysa) o yüzden bu soğuk havalarda yataktan kalkmayı becerirsem gerisi kolay bir de evliyim eve gelip yan gelipte yatamıyorum Kurtköy'de ki gibi , yemek yapmakla uğraşacağım etrafı toparlayacağım bilmiyorum Serhat'a da söyledim "ilk gün benden umudu kes başım ağrırsa gidip Annende yersin ben yatarım" dedim ☺

Allah yardımcım olsun diyorum..

Saygılar..

19 Kasım 2017 Pazar

İŞ'e başlıyorum..!

Geçen gün size bahsetmiştim ,  yine bahsedeceğim , tekrar anlatmazsam içimde kalır ☺

Eylül'ün sonlarına doğru ... holding beni aradı ( tv'ler de hep görürdüm, bilmem ne holding diye ve hep bir holding de çalışma hevesim vardı ) beni iş görüşmesine çağırdılar yer Avrupa yakasında olduğundan aslında pek bir muallakta kaldım ama adı sanı duyulmuş bir yerdi bu yüzden gitmek istedim.Sabah Serhat işe gitmek için hazır Maslak'a geçecekken beni de bırakır dedim ona göre bir saat ayarladım Serhat beni 4 Levent'te bıraktı sadece bir 10 dakika yürüdüm.


 Firmanın içine girdiğimde aşık oldum çok güzel bir yer , çok güzel dizayn edilmiş , hatta bir alışveriş merkezine çok benziyor (hatta o avm'ye gittiğimde orayı çok beğenmiştim zaten aynı kişiye ait☺) İki yerde çalıştım , çalıştığım firmaların adını hiç belirtmedim neden bilmiyorum , şimdi de belirtmiyorum ama ipucu veriyorum ☺ 

İki kişi olarak görüşme yaptık bana en geç iki hafta içerisinde geri dönüşün olacağını eğer dönüş yapmazsak kendileriyle iletişime geçebileceklerini ilettiler. Olumlu geçmişti benim gözümde diye düşündüm belki İngilizce'den kaybederim dedim ama telefonda arayan kişinin kiminle görüşmek istediğini az çok anlıyorum , en kötü birine sorarım zaten iki kişi bu işi yapıyormuş bir üçüncüyü arıyorlardı.


Aradan neredeyse 1 ay geçmişti aramamışlardı , zaten ben de o dönem başka bir iş görüşmesine gitmiştim hatta buraya da yazmıştım" çalışmama kararı aldım en azından şimdilik"diye çocuk meselelerinden o kadar sıkılmıştım ki çalışmıcam demiştim ve gerçekten hiçbir ilana bakmıyordum sonra beni buradan tekrar aradılar " Yağmur hanım iki ay önce görüşmüştük , ilanı dondurmuştuk bir süreliğine , o bölümün yer değişikliğini yaptık sonrasında başlatmak istedik yarın gelebilir misiniz " dediler benim de ertesi gün işim vardı , araya da hafta sonu girdiği için beni 14 Kasım Salı gününe çağırdılar . Yine Serhat bıraktı beni , uzun bir süre oda da bekledim bir bey ile bir hanımefendi geldi onlarla görüştüm , sonra benim bağlı olacağım bayan geldi onla görüştüm , bana çalışma yapılacak yeri gezdirdi (küçük bir oda da sadece üç kişiyiz bu çok güzel), servis güzergahına baktık sonra ben çıktım . Ertesi güne bana kişilik testi yolladılar onu yaptım . Bir sonra ki gün arandım " Referansınızı arayabilir miyiz " diye bende " olur " dedim referans verdiğim kişiyi aramışlar sonra bana tekrar döndüklerinde " Sizin için çok olumlu şeyler duyduk" dedi bende içimden " ee herhalde o kadar yıl çalıştım bana haksızlık yaptılar ama yine de terbiyemi bozmadım hiçbir zaman " dedim. Telefonda maaş şartları v.s. her şeyi söyledi bende "akşam eşimle görüşeyim sizi yarına arayım " dedim.

Sonuç bir sonra ki gün kabul ettim. Çok fazla evrak istediler , bu yüzden bu haftaya yetişmeyeceğini düşünerek 27 Kasım'da işe başlama kararı aldık hem iyi oldu araya böyle bir hafta girince en azından son günlerim diye rahat rahat vakit geçiririm damdan düşer gibi işe başlamak sıkıntı oluyor ☺

Şartlara gelecek olursak; Benim form da belirttiğim rakamdan biraz daha yüksek veriyorlar yani asgari ücretle çalışmayacağım (ki asgari ücret yazmamıştım başvuru formuna da büyük firma herhalde asgari ücret verecek değil dedim rakamı birazcık yüksek tuttum) asgari ücretten biraz daha fazlasını alacağım hatta Şubat ayında yeni bir zam olacakmış , özel sağlık sigortası , ferdi kaza sigortası , uzak lokasyonlar için servis , yemek firmanın içinde yenilecekmiş ve onların bünyesinde olan bir firmanın telefonunu hediye ediyorlarmış bu telefon hediye etme işini sevdim hoş ben İphone kullanıyorum ve kullanmaya da devam ederim diye düşünüyorum eğer satabilirsem verilen telefonu satıp üzerine alırım en kötü onu Anneme hediye ederim . Mesai 08:00-17:30. Benim için tek kötü yanı sabah çok erken alacak olması ve servis için bayağı bir yürüyecek olmam tek sıkıntı bu işte. İn cin top oynuyor o saatte ve korkuyorum oturduğum yer evet çok merkezi bir yer ama o saatte inanılmaz sessiz sakin oluyor bir de bu çevrenin insanı pek tekin gelmiyor bana yani zamanında burada meşhur bir sapık bile vardı . İşte bakalım ilk zamanlar biraz bir deneyeyim sonra ki duruma göre bakarız Serhat'a söyledim karşıya taşınalım diye ama oralı olmuyor ki oysa onun işi de karşı da.

Hayallerim için biraz sabretmek zorundayım mesela en büyük hayallerimden biri ;



Bu evden taşınıp güzel bir eve çıkmak . 

Rutubetli bir ev , ısıtmasında problem var , en kısıkta yakıp gereğinden fazla ödediğim kombi faturasını unutamıyorum hani ısınırsın ödersin , milletin evinde ( yeni bina ) çocuk var , yaşlısı var açıyor kombiyi , yine de bizim eve geldiği gibi gelmiyor geçen gün arkadaşıma gittim yeni binada oturuyor evinde çocukta var en fazla geçen kış 250 tl ödedim diyor ben geçen sene 230 tl ödedim ısınamadım yemin ederim ki. Isınsam gam yemicem . Yeni binaların böyle sorunları olmuyor ısınması çok iyi hem üstte ve altta da oturan varsa sen ara katta kalıyorsan yaşadın . Serhat en azından bunu okeyledi ☺


İphone serisi bir telefon.

Dokumatik'e ilk İphone'la alıştım bir de seviyorum İphone'u galiba bu marka bir telefon alırım diye düşünüyorum tabi son çıkan modellerini alamam ama 6 ve 6 plus alabilirim.Şu an ki telefonum bozuk. Eskiden kamera + ekran donuyordu kamerasını yaptırdım hatta ekranını da yaptırmıştım ama ekran aynı problemi verince gittim eski ekranımı taktırdım sadece kamerası kaldı en azından kamera bir şekilde işe yarıyor. 


Saçımı boyatmak.

Fotoğrafı görsel amaçlı ekledim bu şekilde yaptıracağım ombre bende güzel durmayacaktır ☺ Onun için teyzemin kuaförüne gideceğim ama kafaya koydum ombre yaptıracağım sadece biraz daha zaman geçsin istiyorum biraz daha saçım uzasım 2-3 sonra belki yaptırırım.



Aslında daha bir sürü yapacağım şey var özellikle alışveriş yapacağım çünkü burada herkes klasik giyiniyor en basiti babet bile giyilmiyormuş ona göre alışveriş yapacağım ☺ Yüklediğim fotoğrafta ki gibi bir ayakkabıya ihtiyacım var , topuklu ayakkabıyla ben yürüyemem aşağı in yukarı çıkıp yemek ye beni yorar topuklu , en iyisi bu tarz klasik bir ayakkabı ☺

Bakalım hayırlısı olsun diyorum şimdiden çok hayallere kapılmak istemiyorum yapılacak işten yana sıkıntım yok sıkıntı sabah gidişim akşam da 19:00'dan önce gelemeyeceğimi biliyorum .

Dualarınızı eksik etmeyin ☺

Saygılar..

17 Kasım 2017 Cuma

Saç Boyası Günlüğüm 3 / Palette Deluxe Koyu Kumral Saç Rengi 6-0

Çikolata Kahve

Geçen ay 
Çikolata Kahve 'ye boyamıştım saçlarımı.


Salı günü iş görüşmesine gitmiştim , görüşeceğim kişinin işi uzadığı için bende bir yarım saat , kırk dakikaya yakın bekledim. O sırada canım sıkıldı fotoğraf çektim bir baktım kendime saçımda bir kızıllık var hemen fotoğrafını çektim gördüğünüz gibi bayağı bir kızıllık oluşmuş zaten her gün aynaya baktığımda kafamda o kızıllığı görüyordum hatta saç boyası bile almıştım ama bir türlü boyatmak kısmet olmuyordu o günden sonra hemen boyattım zaten ☺


İnternet'ten araştırma yaptım hatta bir iki tane video izledim sonunda "Palette Deluxe Koyu Kumral 6-0"'ı tercih ettim.

Şimdi sıkıntı şuydu normalde bana iki tüp boya lazımdı , o kadar aradım taradım aldığım yerde başka bulamadım nedeni ise %40 indirim vardı boyalarda bu yüzden hemen bitmişti.


Ertesi gün gittiğim de ise aynı kız'lı kutu yoktu bende sol taraftakini aldım içimden de diyorum " ne olabilir ki sanki sarıyla farklı bir rengi karıştırıyorum en kötü siyah olur "diye düşündüm çünkü ikisi de farklı kutular ya insan tereddüt ediyor , tereddüt renkten dolayı değildi , iki farklı boya saçıma zarar verir mi diye düşündüğümdendi yoksa dedim ya olsa olsa siyah olur ne olacak ☺


Ön kamera çekimi

Arka kamara çekimi
Yine Anneciğim boyadı saçlarımı.

Sonuç bu şekilde ben çok beğendim hoş siz siyah görebilirsiniz fotoğraflarda siyah çıkmış ( bu ışıktan da kaynaklı oluyor ) şu an saçım ne çok siyah ne çok kumral ne çok kahve yani hepsinin ortasında bir renk çok az bir kahverengilik var o da göze batmıyor ☺

Ben bu boya markasını inanılmaz beğendim kesinlikle bir daha kullanırsam Palette'yi tercih edeceğim ve Palette'nin beyaz kapaması çok iyi bir tane bile beyazım kalmadı . (geçen ay ki Koleston boyasın da beyazım kalmıştı da )

Saçımdan gayet memnunum ama bir daha boyatmayı düşünmüyorum bir kaç ay geçsin saçımı kuaföre gidip boyatacağım farklı bir renk belki ombre yaptırırım ☺ Sakin sakin , tabii ki ombre değil de sombre diyorlar ya o tarz bir şey yaptırırım malum esmerim ve sarı bir ombre bende hiç güzel durmaz. Mesela teyzem yaptırıyor ki teyzemin yüzü benimkine göre daha esmer .  Benim yüz bölgem , kollarıma ve bacaklarıma göre daha soluk anca pudra, allık falan sürünce renk geliyor ☺ Teyzem'de de sarı ombre var ama öyle bildiğiniz ombre değil tahminim sombre gibi çok güzel duruyor , çok canlı ve parlak duruyor , o sarıyı öyle güzel ayarlamış ki yapan kuaför hem yakıştırmış hem de doğallık katmış. Bir kaç ay geçsin hem biraz da saçlarım uzasın para da kazanayım teyzemin oraya gideceğim yaptırmaya gazam mübarek olsun şimdiden ☺

Saygılar..

15 Kasım 2017 Çarşamba

Neler oluyor hayatta :)

 Kasım'ın ortasına da geldik Allah'ım bir an önce mart ayı gelsin , bahar gelsin☺ Bu aralar ev işlerinden arta kalan zamanlarda ders çalışıyorum.

2 ay önce ünlü bir holding firmasından aramışlardı beni iş görüşmesine gittim yer neresi : 4.Levent . Eşim de Maslak'ta çalıştığı için gitmeden önce beni bıraktı bende bir 10 dakika yürüdüm gitmek istediğim yere vardım. Anam herkes şıkır şıkır topuklu ayakkabılar , şık elbiseler bir an kendime baktım motorla gitmemiş olsaydım yanıma yedek ayakkabı olarak topuklu alacaktım ama motorla gittim bir de bunun 3 vesaitle dönüşü vardı. Malum bilmeyenler için söyleyeyim ben Anadolu yakasında oturuyorum gittiğim yer Avrupa yakasında.

Bu arada ben başvuru yapmamıştım , santral operatörü olarak onlar taratmış bulmuş demek ki çünkü ben karşı da olduğunu bile bile başvuru yapmamıştım. Sonra aradan 2 ay geçti bende dedim ki içimden " Herhalde buldular oysa bayağı olumluydu " ne oldu dersiniz beni geçen hafta aradılar tekrar çağırdılar ben müsait olmadığım için dün gittim. Neredeyse iki saatin sonunda oradan ayrıldım. Çalışma yapacağım yeri gezdirdiler , servis güzergahına falan baktık. Normal şartlarda eğer ki bilindik bir holding firması olmasa gitmezdim ama biliyordum şartları da iyidir dedim gittim.

Şartları aslında iyi , istediğim maaşı forma doldurduğumda bana " istediğinizi karşılıyoruz yalnız son aşama da eğer biz sizi kabul edersek teklif olarak sunacağız " dedi yani maaşı bilmiyorum. Servis var,yemek oradanmış, holding zaten çok güzel, mesai 08:00-17:30 , hafta sonu yok ama tek sıkıntı ben Ümraniye'de oturuyorum ve beni servis 06:30'da alacaktır o da benim ana caddemden değil biraz daha yürümek gerekebilir sabah zaten o saatlerde karanlık oluyor bir de Ümraniye'den gideceğim , korkuyorum bilmiyorum daha kesin dönmediler eğer Avrupa yakasında o civarlarda bir yerde otursak o zaman bu işi asla kaçırmam bakalım dün mailime kişilik testi yolladılar onu doldurdum bekliyorum ilerleyen zamanlarda haberdar ederim sizi.


Çiko ( Mavi ) ve Çakıl ( Yeşil ) ailesi :)

 Benim ölen biricik kuşum Trump'tan sonra hiçbirine bağlanamadım.Benim oğlum keşke ölmeseydi o resmen kuş kılığına girmiş bir bebekti. İnsan gibiydi .Serhat eve gelirdi parmağına alırdı " ne yaptın bugün anlat "derdi o da ötmeye başlardı bide hiç üzmezdi beni dışarı çıkar iki tur atar sonra onun için yaptığımız tüneğe gelir orada uyurdu Trump'ın tek kötü huyu yemeklerin içine dalmasıydı ☺Bütün yemeklerimin tadına baktı diyebilirim Serhat'a kızıyordum " ya şunu biz yemek yedikten sonra çıkart ağzı yanacak hem bir zararı olacak şimdi " diye.Ah ah keşke hala yaşıyor olsaydı da yemeklerimin içine dalsaydı işin ilginci Serhat'ta Trump'tan sonra hiçbir kuşu onun gibi sevmedi , hiçbiriyle onunla ilgilendiği gibi ilgilenmedi.Baktım Serhat'ta pek ilgilenmiyor, evde inanılmaz ses oluyor , bir de pislikleri derken en son satmaya karar verdik ve sattık sadece Çiko ve Çakıl kaldı onlar eşli ve yumurtalı kuş olduğu için onları bıraktık.

İlk doğumu yukarıda ki fotoğrafta . 
Çiko'nun önünde duran , gri olan Dolu , onun arkasında ki mavi olan Temmuz . Sattık onları :(



Aradan 2 ay geçti yine yumurtladı maşallah bu sefer 4 tane iki tanesini sattık geriye bu ikisi kaldı sarı olan 1 numara yeşil olan 4 numara.. 4 numara aynı anasının renkleri ☺ Teyzem'e vereceğiz bunları , bu yüzden bunları satmadık.

Şimdi Çakıl yine 3 tane yumurtladı bir 15-16 güne kadar doğum yapacak inşallah , tabii içi boş çıkmazsa. Çünkü ilkinde de 3 tane vardı 1 i boş çıktı , ikincisinde 5 tane vardı 1 i yine boş çıktı şimdi bakalım ne olacak ama şunu anladım ki ev çok sessizleşti , satarken çok üzüldüm içim acıdı ama onların pisliği onların her telden ötüşleri televizyon bile izleyemez olmuştuk başka odaya da alamıyorum diğer küçük odam çok soğuk oluyor kıyamıyorum da üşürler diye ☺

Çok tuhaf bir duygu biliyor musunuz yani onlarda bile annelik farklı şu an mesela yuvalıktan Anne sadece tuvaletini yapmak için çıkıyor çünkü yumurtalarını ısıtıyor onlar doğduktan sonra (inanılmaz çirkin oluyorlar ) tüysüz falan oluyor onları altına alıp ısıtıyor , ağlıyorlar hemen baba da içeri girip anneye kusuyor anne bebeklerine kusuyor ( bu şekilde bir beslenme tarzları var ) bazen anne depresyona giriyor bakmıyor , baba gidiyor çocuklarını besliyor. Ağlama sesini duyduğu anda babanın içeri bir atlaması var çok tuhaf ya belgesel gibi ☺



Artık ölsem de gam yemek falan dermişim ama 1.5 yıllık evliyiz ilk defa kocamın elinden Türk kahvesi içtim☺

10 kasım ' da ( bugünün tarihini unutmam imkansız) Şevkat Yerimdar'ı izliyorduk orada Türk Kahvesi içiyorlardı canım bir anda çekti gün içerisinde sütlü kahve yaparım kendime sütlü kahveyi daha çok seviyorum ama bir an Türk kahvesi çekti canım "  hadi bana kahve yap aşkım " dedim kalktı mutfağa ben de ardından gittim çünkü mutfağa hiç girmediği için ne nerede bilemez bir de ben şeker kullanmıyorum bu gider iki üç tane şeker atar diye başında durdum . "1 tane at şeker "dedim . " Sen git içeri " dedi gittim beklemeye başladım geldiğinde yanına bisküvi koymuş bir de köpüksüz yapmış getirmiş " Nerede bunun köpüğü " dedim " Köpürmedi ki " demez mi ay ne güldüm ya neyse tadı iyiydi şaşırttı beni . Bir kahvenin 40 yıl hatırı var derler ya bizimkisi bir 40 yıl sonra (ölmez sağ kalırsak ) tekrar yapar ☺

Saygılar..

10 Kasım 2017 Cuma

Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk'ü Saygı ve Özlemle Anıyoruz..!


On kasım geldiğinde yerler gökler üşüyor,
Öyle soğuk ki izinde yeşil yaprak üşüyor,
Her gün Kocatepe’den yola çıkar Atatürk,
En yüce mertebeden bize bakar Atatürk,
Her yılın on kasımı depreştirir yasımı..!

Kalemler onu yazar onu söyler dilimiz,
Otuz sekize kadar ıslanan mendilimiz,
Bayraklar iner iner öpmek için kabrini,
Hiçbir kimse hiçbir el dolduramaz yerini,
Her yılın on kasımı depreştirir yasımı..!

9 Kasım 2017 Perşembe

The 100 / Yabancı Dizi Yorumu

Çok bilindik dizilerin yorumunu yapmıyorum yoksa eminim ki bir çok kişi Game Of Thrones ve The Walking Dead'ın en azından bir bölümünü de olsa izlemiştir ☺


Dizinin Konusu : Nükleer bir savaş dünyayı yok ettikten 97 yıl sonra , insanlıktan kalan tek örnekleri barından bir uzay gemisi 100 genci dünyaya , tekrar insanlarla doldurması için gönderilir.
Asıl amaç şu ki ; Uzay'da yeterli oksijenin sağlanamaması , en ufak bir hata da veya kurallar çiğnendiğinde insanlara ölüm cezası verilmesi , sadece uzayda ki oksijenin belli bir aya kadar daha yeteneceğini ve herkesin teker teker öleceğini buna çözüm olarak da dünya'ya bu 100 genci gönderip , yaşanabilir bir ortamın var olup olmadığını öğrenmek istemeleridir.

Dizinin Oyuncuları : Eliza Taylor (Clarke Griffin) , Bob Morley (Bellamy Blake) , Marie Avgeropoulos (Octavia Blake)  Devon Bostick (Jasper) , Lindsay Morgan (Raven Reyes) , Richard Harmon (John Murphy)

Benim dizi hakkında ki yorumum : Dizi bir nevi kıyamet sonrasını anlatan , dram türünde bir dizidir. Eşim tavsiye üzerine mi yoksa bir yerden mi ne okumuş da bu diziye denk gelmiş. İzleyelim dedi , izledik , hani bir çok dizi olsun ilk bölüm insanı kolay kolay sarmaz ya , aynı öyle beni de hiç sarmadı . 1.2.3.bölüm derken Serhat'a " aç bir bölüm daha izleyelim saçma ama izletiyor" dedim sonra bir sardı beni 4 sezonu iki haftada bitirdik hatta bir ara Serhat sıkıldı o DJ'lik işlerine gidince ben bir akşam 4-5 bölüm izliyordum ☺

Beğenmedim değil aslında diziyi , bana gençlik dizisi gibi geldi hani 15-18 yaş arası izlenecek bir dizi diye düşündüm ama işler ilerledikçe ve ilginçleşmeye başlamasından itibaren bayağı sarıyor. İzlemek isteyenlere belirteyim ilk bir kaç bölüm sizi sarmıyor ama sonra bir sarıyor bırakamıyorsunuz . Bir de benim şöyle bir şeyim var ben bir şeye başladıysam onu bitiricem bu bir kitap olsun , bir film olsun , bir dizi olsun yarım yamalak iş yapmayı sevmem ☺

İzlemenizi tavsiye ederim dediğim gibi ilk bir kaç bölümden sonra dizi fena sarıyor şimdi 5.sezonu dört gözle bekliyorum desem yeridir.

İyi seyirler,
Saygılar..

7 Kasım 2017 Salı

Hayallerim bile küçüldü artık :)

İnsan kendine uğraş bulmadığı sürece evde canı pek bir sıkılıyor. Ev işlerinden arta kalan zamanlarda elimde kumanda , yanıma çayımı veya kahve mi alıp , battaniyenin içine girip televizyon izliyorum. Çalışan bir çok kişinin özellikle bu soğuk,yağışlı kış günlerinde hayali bu değil mi ? Benim de hayalim böyleydi ama belli bir süreden sonra oda sıkıyor insanı.

Kuzenimden aldığım kitaplar :) Şimdilik bu kadar daha çok var da..
Hafta sonuna kadar böyleydi ama şimdi ders çalışmaya başladım bir yandan Üniversite'ye hazırlık sınavı olacak bir yandan KPSS'ye . İki sınava da aynı zaman da gireceğim Üniversite sınavı Haziran'da KPSS ise Ekim gibi olur diye düşünüyorum . Geçen sene lise üzerinden girdim bu sene önlisans üzerinden gireceğim , hem yeniden kayıt yaptıracağım için Üniversite'ye umarım iyi bir bölüm seçerim hoş normal bir üniversiteyi kazanmayı  şu an kendime amaç etmiyorum ama aöf muhakkak olacak. Çocuk gelişimi düşünüyorum bilmem nedendir aslında hiç kolay bir meslek değil en azından devlete kapak atmadığın sürece özellerde öğretmenlik yapmak çok zor. En yakın arkadaşımdan biliyorum. Belki okullarda tanıdık , eş ,  dost falan derken özellere girme olasılığın yüksek olabilir. Hem ilerde çocuk olursa beraber gidip geliriz artık ☺


Çocuk , kesinlikle evliliğin en güzel yanıdır diye düşünüyorum. Zaten çocukları inanılmaz seviyorum , onlarla oyun oynamayı , vakit geçirmeyi ne bileyim bütün çocuklarla aram hep iyi olmuştur. Serhat'ın yengesi işi olduğunda beni arayıp rica ediyor çocuklarla oynar mısın diye bende kabul ediyorum bu arada ikiz bunlar yani ☺ Bir ara çocuk bakmayı bile düşündüm ama iş tek çocuk bakmakla kalmıyor. Ev işi , yemek v.s. hem bakıcı arıyorlar hemde yardımcı ben hepsini aynı anda yapamam ama mesela oyun ablası olarak gidebilirim ne bileyim kadın evde işlerini yaparken bende çocukla ilgilenirim yada yarı zamanları gidip çocuğu okuldan alıp onunla vakit geçirebiliriz.Üç beş cebime bir şey girer kendi ihtiyacımı karşılarım. Ben en iyi şu oyun ablası olayına bir bakayım.


Gece yastığa kafamı koyuyorum , kafam da hep deli sorular . "Yarın sabah Serhat'la kalkıp yürüyüşe gideceğim " diyorum ay sabahları öyle soğuk oluyor ki yatağın içinden çıkasım gelmiyor aslında ne kadar tembelim.Evdeyim ne çıkar yani değil mi ? Çıkıp 1 saat yürüyüş yapıp evime gelsem ne olur her gün olmasa bile haftada birkaç kere yapsam hem daha dinç olurum hem de kilo veririm. Bu aralar iştahsızlaştım zaten , az yiyorum bende bilmiyorum iyi oldu az yediğim hayatımda hiç görmediğim rakamı gördüm 55 kiloyum hatta neredeyse 56'ya yakındım iyi oldu bu iştahsızlık üstüne bir de yürüyüş yapsam şöyle 5 kilo versem yeter benim idealim 50 en en fazla 52 sonrası olmuyor yani,pantolonlar da daralıyorum, giydiğim her şey de göbeğim çıkmaya başlıyor yok yok en iyisi şu spora başlamak lazım.


Aslında şöyle de bir hayalim var mesela evde işim olmadığı bir veya iki gün (benim için ev işlerinde en önemlisi yemek. Yemeğim varsa ütüyü,temizliği dert etmiyorum) Kütüphaneye gitmek istiyorum. Bizim burada var , burada var dediğim herhalde 15-20 dakika uzaklıkta bir yerdedir hiç yürüyerek gitmedim de önünden geçerken gördüm mesela oraya gidip gelmek bile benim için spor olacak üstüne üstlük gidip bir iki saat ders çalışacağım. Sessizlik , sıcacık bir ortam.

Başlıkta da belirttiğim gibi hayallerim bile küçüldü artık☺ Baktım ki ciddi anlamda hayal ettiğim hiçbir şeyi yapamıyorum,olmuyor bari yapabilecek hayaller kurayım.Değil mi ya ?

Hadi ben kaçar ev işleri bitti , blogumu da yazdım , şimdi ders çalışmaya ☺

Saygılar..

31 Ekim 2017 Salı

Kış da geldi..! Biraz da dertleşelim..

Şaka maka kış geldi , hoş bizim eve kış 1 aydır gelmiş durumda ama ben daha dün akşam kombiyi yaktım , ben yaktığıma göre demek ki kış kapıya dayanmış ☺


Geçenlerde Serhat'ın yengesi gelmişti ev komple bir temizlendi , o sırada evde değişiklikte yaptık. Masayla , üçlü koltuğun yerini değiştirdik , masayı cam kenarına aldık , arada böyle güneşin batışını , Çamlıca tepesine bakarak izliyorum işte..


Oturduğum bina eski bina , iki kişiyiz çocuk yok veya Allah'a şükürler olsun ailelerimiz sağlıklı , bir problemleri yok kısacası anlatmak istediğim evde baktığımız bir yaşlımız yok o yüzden doğal gazı geç açtık. Evde olmadığımız zaman hiç açmadığımız zaman bile oluyor . (Geçen sene öyleydi) Gerçi dün akşam 2.30 saat falan açtım dayanamadım artık ellerim buz kesmişti. Hani yeni binada otursak belki yakmaya gerek kalmazdı çünkü yeni binaların gerçekten ısı yalıtımı çok iyi oluyor geçen gün bir ev baktım da içeride kombi yanıyor sandım , kombi yanmıyordu üstüne üstlük evin balkonu da açıktı ve evde eşya bile yoktu.Yine nerden çıktı bu ev meselesi değil mi ? bundan bir kaç ay öncesinde de vardı böyle dertlerim , buraya da yazmıştım biraz dertleşelim , kocayı de çekiştirelim..


Evin salonu , küçük gözüküyor olabilir , aslında çok daha büyük.

Cumartesi günü Annem yine bir ev bulmuş , pazar günü bakmamız için bizi çağırdı Serhat dj'lik işinden dolayı gelemedi , hoş gelse de fikrinin değişeceğini zannetmiyordum , ben evi beğendim bina üç katlı bina , altında dükkan olmasına rağmen ev sıcacık üst katta da bir çocuğu olan hatta yeniden hamile olan bir kadın var bu durumda onun evi cayır cayır yanıyordur. Ben beğendim ama Serhat gelip bakmadığı için fotoğraflarını yolladım, taşınmak istemediğini bütün çevresinin burada olduğunu söyledi bende dedim ki " benim de Suadiye'de kaldı çevrem öyle şey olur mu başka şehre taşınsaydık ne olacaktı peki " dedim . 

Ben Anneme yakın oturmak istiyorum bunları daha önceden de yazmıştım , ( TIK TIK) eşim bana ev işlerinde destek olmuyor  , yemek , ütü , temizlik aklınıza gelebilecek her şeyi çalıştığım dönem tek başıma ben yapıyordum , resmen çöküyordum , haftaya yorgun başlıyordum. En azından Annem'e yakın otursam annem gelip işlerimi yapardı , sadece yemek yapması bile , benim için büyük bir nimet olacaktı hatta oraya taşınsak işim bile &70 hazırdı bir Kolej'de ön büro'da çalışacaktım, teyzem o Kolej'de çalıştığı için beni önerecekti , büyük olasılık olacaktı da iş. 

Hem ilerde ben çalışırsam çocuğa Annem bakacak . Annem her gün buraya gelip gidemez, bizde de kalmaz, bende istemem kendi annem bile olsa ne bileyim insanın özel bir hayatı olmalı.



 Bizim şimdiden taşınmamız gerekiyordu . Madem öyle , düşündüm taşındım ve Serhat'a " buradan taşınmıyoruz öyle mi ? , Ümraniye'den de kopamıyorsun , burada ki evlerin kirası 1300 - 1400'den aşağı değil , tamam o zaman ben bu sene Üniversite sınavına hazırlanıyorum , çocuk gibi bir düşüncem de yok , bu evde çocuk büyütmek imkansız ,  rutubetten çocuk direkt astım hastası doğacak , her ay 500'den aşağı doğal gaz vermeyeceksin bütün faturalar iki katına çıkacak madem öyle birikim de yapmak istemiyorum , ben çalışmıyorum " dedim 😀 anlayacağınız dünden bugüne çalışmama kararı aldım en azından şimdilik ve 28 yaşından sonra tekrar Üniversiteye hazırlanmaya karar vermek ..! hoş okumanın yaşı olmaz ben zaten bu sene üniversite sınavına girecektim açıköğretim de bölüm değişikliği yapmak için bakarsınız iki yıllık veya 4 yıllık İstanbul da bir üniversite olur veya %100 burslu özel üniversite olur ☺

Üniversite okumadım aslında çok iyi bir üniversite kazanıp (İstanbul'da devlet üniversitesi) sırf bölümü beğenmediğim için okumayıp çalışmayı tercih ettim ve hayatımda yaptığım hiçbir şeyden normalde pişman olmam tek pişmanlığım benim bu ! Normal bir üni. olmasa da açık öğretim'den istediğim bir bölümü seçeceğim ve bu sefer aksatmadan (inşallah) sınavlarına gireceğim çünkü şu an okuduğum (hoş okumadığım) bölümü sevmiyorum ve üni.mezunu olmadığın için işte bulamıyorsun en azından kendi mesleğini yapamıyorsun.

Şimdilik bu kadar.
Saygılar..

28 Ekim 2017 Cumartesi

Çalışmak veya çalışmamak işte bütün mesele bu..!

 Aslında nasıl bir başlık atacağım konusunda kararsız kaldım çünkü konumuz çalışıp çalışmamaktan ziyade çocuk meselesi. 

Sakin olun , heyecan yapmayın ,  çocuk mocuk yok ortada ☺düşünmüyorum da , düşünmememin sebebi henüz sağlam bir iş bulamamam.


İlk gittiğim iş görüşmesinden , son gittiğim iş görüşmesine kadar hepsi muhakkak " çocuk " sorusunu sordu hadi ilk zamanlar gittiklerim de 10 aylık evliydim ama artık 1,5 yıllık evli oldum , her gittiğimde " çocuğun var mı , çocuk ne zaman düşünüyorsunuz " diyorlar bende "uzun bir süre düşünmüyorum bu 2 yılı da bulabilir " diyorum hepsi önce bir" hımm" yapıyor  , bir kaç soru soruyor ,arayacağız diyorlar aramıyorlar neden biliyor musunuz sırf EVLİYİM ve her an ÇOCUK yaparım diye ! 

Hani bahsetmiştim ya doğum günümde iş görüşmesine gitmiştim sonrasında da Pazartesi günü ikinci görüşmeye çağırdılar benle birlikte bir kız daha vardı en sona biz kalmışız öyle dediler (kendimi o ses Türkiye'nin finalinde falan hissettim ) neyse genel müdürle görüştük kıza sordu sordu , bana soru sordu normal şartlarda benim yanımda o kızın şansı çok düşüktü (bunu ukalalık olarak algılamayın benim 7 yıl 8 ay bilfiil iş tecrübem var ve eski çalıştığım yerin asansörünü de bu firma yapıyordu oradan da biliyorum hatta onlarda dediler " Çengelköy'e biz bakıyorduk" diye bende " evet biliyorum santraline ben baktığım için sizin aradığınızı hatırlıyorum " diyordum) lakin ben çocuktan dolayı kaybettim hatta genel müdür çıkıp , İK ile baş başa kaldığımız zaman " biliyorum ben seçilmeyeceğim, çocuktan dolayı kaybediyorum " dedim ve gittim. Bu da benim için son iş arayışı oldu ! En azından şimdilik. Hani benim evli olduğumu ilk görüşme de biliyorlardı o zaman neden beni ikinci görüşmeye çağırdılar ? Boşuna sabahın kör bir vaktinde yola koyuldum o kadar yol parası verdim ve bakmayın yakın da değil en az 40 dakika yol çekecektim , sabah 7 olmadan evden çıkmam lazımdı ki 8 ' de ki mesaiye yetişebileyim en azından dedim ki " hafta sonu yok bu şekilde kendimi avuturum" diye düşündüm.


Şimdi sizce ne yapmalıyım ? Cidden bir iş görüşmesine daha gitsem ve çocuk derlerse " çocuk yapacak olsam neden iş arayayım ki " diye çıkışcam aslında bu son gittiğimde de diyecektim de neyse efendiliğimi bozmak istemedim . Bir ara çocuk yapmayı düşündüm madem kimse işe almıyor bari çocuk aradan çıksın belki çocuk olduktan sonra ileri de iş bulmam daha kolay olur .

Bana bir akıl verin . Çalışmayı seviyorum diyemem sevmiyorum da diyemem ama hayat standartlarımı yükseltmek için , çocuğuna iyi bir gelecek vaad etmek için , kiradan kurtulup ev sahibi olmak için çalışmak zorundayım evet çalışmasam da olur mu ? Allah yardım ediyor , bir şekilde geçinmeye çalışıyoruz bir yandan kira bir yandan ev masrafları v.s. idare ediyoruz.Ama hayat standartlarını yükseltemiyorsun kendine bir şey almak istediğinde "boş ver"diyebiliyorsun.Eşim asgari ücretten yüksek alıyor (yoksa geçinemezdik ) ama 3.000-4.000 tl'de almıyor en az 3.000 tl alsa zaten çalışmama gerek kalmaz.

Aslında benim tek sıkıntım eşimin işinin sağlam olmaması , iş yerinde 1 yıla yakındır sürekli birilerini işten çıkartıyorlar,15 yıllık çalışanından 6 aylık çalışanına kadar Serhat'ta hep diken üstünde , o da işine güvenmiyor bu yüzden çocuk meselesi de erteleniyor , ee ertelendikçe bu sefer ben iş bakayım diyorum bulamıyorum , Serhat'ı işten çıkartsalar çok zor olacak hemen iş de bulamaz geçinemeyiz de işte en azından ben çalışıyor olsaydım içim rahat olurdu . Valla bilmiyorum çok karışığım bu meselelerden dolayı . Evet işverene kızmıyorum , haklılar , benim de eski çalıştığım yerde bir kız vardı işe başladı 6 ay sonra hamile kaldı çocuk falan derken tekrar işe başladı 1 ay sonra işten çıktı.Ama benim gerçekten çocuk düşüncem yok ve bunlar hep iş verenin "ön yargısı ", iş verenin gözünde " Evli , çocuk yapar döndüğünde de işten ayrılır" düşüncesi var.


"Çocuk bereketiyle gelir" , "Allah yardım eder" diyorlar ama bunun içinde çalışmak , çabalamak lazım sonuçta kimseye gökten para gelmiyor belki ne olur eşimin işi düzelir veya çok daha iyi bir fırsat çıkabilir karşısına onun haricinde bereketiyle gelir diye 4-5 tane çocuk yapıp hala aç olan insanlar var işte sen önlemini alacaksın gerisini Allah'a bırakacaksın.

Kısacası evli bayanların iş bulması çok zor bir hal almış.
Allah hepimizin yardımcısı olsun..!

Saygılar..

Share